Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül, 5 Nisan Avukatlar Günü için basın açıklaması yaptı. Meslektaşlarının Avukatlar Günü’nü kutlayan CHP’li Bülbül “Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı bir iklimde, bağımsız yargının mihenk taşı olan avukatlar hak ettiği değeri görememekte, şiddete uğramakta, yok sayılmaktadırlar. Birçok meslektaşımız görevi sebebiyle gözaltına alınmış, tutuklanmış ve yargılanmıştır. Kuvvetler ayrılığına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve mesleki değerlere saygılı bir yargı sistemi için mücadelemize devam edeceğiz” dedi. 

Bülbül’den Dinçer’e sert tepki! “Bu hadsizliğin hesabını kim verecek” Bülbül’den Dinçer’e sert tepki! “Bu hadsizliğin hesabını kim verecek”

“ÇOK MÜHİM BİR HALE GELDİ”

Bülbül, açıklamasında, “Bugün önemli bir meslek icra eden avukatların, meslektaşlarımızın günüdür. Avukatlar, bir yaşam tarzı olarak hak savunuculuğunu seçen, adaletin tecellisi için var gücüyle çalışan hukuk emekçileridir. Yargının siyasallaştığı, sarayın talimatlarıyla hâkim ve savcıların iradesine ve vicdanına ipotek konulduğu, hukukun siyasete alet edildiği, avukatların adliyelere alınmadığı ve kötü muameleye maruz bırakıldığı, bağımsız yargıdan söz edemediğimiz bugünlerde avukatların icra ettiği meslek, çok daha mühim bir hale gelmektedir” dedi.

Bülbül’den Üzümoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki! “Boykot demokratik bir haktır” Bülbül’den Üzümoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki! “Boykot demokratik bir haktır”

“HUKUKSUZLUK REJİMİNİN SARSICI ETKİSİ GÖRÜLMEKTEDİR”

İktidarın yaptığı 19 Mart sivil darbesi neticesinde içerisinde bulunduğumuz hukuksuzluk rejiminin sarsıcı etkisi elle tutulur gözle görülür bir hale bürünmüştür. Sırf iktidarın kaybetme korkusu nedeniyle halk iradesiyle seçilen İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun 30 yıllık diploması iptal edilmiş, ertesi gün 20 araçlık kolluk görevlisi ile sabah konutundan gözaltına alınmış, devamında asılsız gizli tanık beyanları ile medyada suçlu gibi gösterilmeye çalışılmış, ardından tutuklanmıştır. Akşamdan sabaha icat edilen bir örgütün lideri ilan edilerek dünyada eşi benzeri görülmemiş bir intikam operasyonuyla Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı Adayı, iktidar tarafından zapturapt altına alınmaya çalışılmıştır.

“İNSAN HAKLARI SAVUNUCULUĞU SUÇ İLAN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

Son dönemlerde yaşanan gelişmeler bununla sınırlı değildir. Dünyanın en köklü barolarından birisi olan İstanbul Barosu’nun Yönetim Kurulu üyesi Fırat Epözdemir, hakkında 10 yıl öncesine ait kesinleşmiş takipsizlik kararı olan bir dosyadan hukuksuzca delil üretilerek 25.01.2025 tarihinde haksız şekilde tutuklanmış olup halen cezaevindedir. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, sırf insan haklarını savunduğu gerekçesiyle hukuksuz yargı kararlarıyla görevinden uzaklaştırılmak istenmektedir. İnsan hakları savunuculuğu, baroların asli görevlerinden birisiyken saray rejimi tarafından bu durum suç ilan edilmeye çalışılmıştır. 

“301 GENÇ CEZAEVİNDE TUTUKLU”

Gazeteciler sırf haber yaptıkları için şafak vakti operasyonlarıyla gözaltına alınmış, belediye başkanları akla ziyan asılsız iddialar ile suçlu ilan edilmiş, belediyelere kayyım atanmış, sosyal medyada fikir beyan eden birçok sade vatandaş muhalefete gözdağı vermek amacıyla uydurma suçlamalar ile talimatlı yargı eliyle gözaltına alınıp tutuklanmıştır. İktidarın hukuksuzluklarına karşı tepki göstermek için sokaklarda adalet çığlığı atan binlerce yurttaşımız, gencimiz kötü muameleye maruz bırakılmış, gözaltı ve tutuklamalarla sindirilmeye çalışılmıştır. Bugün hala meydanlarda adalet diye haykırdığı için suçlu ilan edilen 301 gencimiz cezaevinde tutukludur. 

“TEK ADAM REJİMİ ŞİDDETE BAŞVURMAKTAN KAÇINMAMIŞTIR”

Büsbütün bir hukuksuzluk rejiminin ortasında bulunan ülkemizde yaşanan her bir ihlalin adım atılan her hukuksuzluğun, gerçekleştirilen her kötü muamelenin ve orantısız şiddetin karşısında adalet için mücadele veren avukatlar vardır. Avukatlar, iktidarın 19 Mart darbesi sırasında ses yükselttikleri için Çağlayan Adliyesine alınmamış, kolluk şiddetine maruz kalmışlardır. Hukuk devleti ilkesi adına utanç duyduğumuz bu karanlık tek adam rejimi, savunmayı susturmak amacıyla şiddete dahi başvurmaktan kaçınmamıştır. 

Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı bir iklimde, bağımsız yargının mihenk taşı olan avukatlar hak ettiği değeri görememekte, şiddete uğramakta, yok sayılmaktadırlar. Birçok meslektaşımız görevi sebebiyle gözaltına alınmış, tutuklanmış ve yargılanmıştır. Kuvvetler ayrılığına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve mesleki değerlere saygılı bir yargı sistemi için mücadelemize devam edeceğiz.  
5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle, mesleğinin ifası sırasında şiddete uğrayan, engellenen, katledilen tüm meslektaşlarımı saygıyla anıyorum. Demokrasinin, insan haklarının, hukukun en yüce savunucusu meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyor, özlemini duyduğumuz hukuk devletinin hâkim olduğu güzel günlere erişmek ümidiyle saygılarımı sunuyorum”

Kaynak: Haber Merkezi