Aydın Hedef Gazetesi'nden Murat Tan'ın haberine göre; Aydın Söke’de bulunan Batı Kipaş Kağıt Fabrikası’nda geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve 48 saat boyunca kontrol altına alınamayan yangın, tesisteki yangın güvenliği standartlarının yeterliliği konusunda soru işaretlerine neden oldu. 

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük kağıt üretim tesislerinden biri olarak bilinen Söke Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) Batı Kipaş Kağıt Fabrikası, 2024 yaz aylarında da günlerce süren yangın felaketiyle gündeme gelirken, süreç dahilinde tekrarlayan olaylar, tesisteki yangın önleme ve müdahale süreçlerinin yeterliliği üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçtiğimiz yıl yaz aylarında çıkan ve günlerce süren yangından ders alınamaması bazı eleştirileri beraberinde getirirken, en son çıkan yangınla ilgili ortaya atılan bazı iddialarsa kamuoyunda büyük dikkat uyandırdı. Aydın Hedef Gazetesi olarak yaptığımız özel araştırma kapsamında sorularımızı yanıtlayan uzmanlar, fabrikada daha sıkı denetimler ve modern teknolojilerin entegrasyonunun gerekliliğine dikkat çekti.

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

YANGIN 2 GÜN BOYUNCA SÜRDÜ 

Batı Kipaş Kağıt Fabrikası’nda geçtiğimiz günlerde çıkan yangın, fabrikanın atık kağıt depolama alanında başladı. İlk belirlemelere göre, sıkıştırılmış yaklaşık 30 bin ton atık kağıt balyalarının bulunduğu depoda henüz bilinmeyen bir nedenle alevler yükseldi. Yangın, rüzgarın etkisiyle hızla yayılarak fabrikanın geniş bir alanını etkisi altına alırken, bölgeye sevk edilen Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Orman Genel Müdürlüğü birimleri, AFAD, UMKE ve çevre illerden gelen takviye ekiplerle birlikte toplamda 61 araç ve 400 personel, 48 saat boyunca aralıksız bir şekilde alevlerle mücadele etti. Soğutma çalışmalarınınsa yangının kontrol altına alınmasının ardından yoğun şekilde sürdürüldüğü bildirildi. 
Geçtiğimiz yıl 12 Temmuz’da başlayan ve 15 gün boyunca tam anlamıyla söndürülemeyen yangın, fabrikanın iki aylık kağıt stokunu yok etmiş, maddi zararın milyonlarca lira olduğu öngörülmüştü. Her iki olayda da atık kağıtların açık alanda depolanması ve rüzgar gibi çevresel faktörler, yangının kontrol edilemez bir boyuta ulaşmasındaysa kritik rol oynamıştı. 

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

STANDARTLARIN UYGULANMASINDA EKSİKLİKLER Mİ VAR?

Endüstriyel tesislerde yangın güvenliği, hem insan hayatını hem de ekonomik kaynakları koruma açısından hayati bir öneme sahip olarak öne çıkarken, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Ulusal Yangın Koruma Derneği (NFPA) gibi kuruluşların verilerine göre, kağıt ve geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren tesisler, yanıcı madde yoğunluğu nedeniyle yüksek yangın riski taşıyor. Düşük tutuşma sıcaklığına sahip bir malzeme olan kağıdın, depolama alanlarında sıkıştırılmış balyalarının oksijenle teması sonucunda açığa çıkan sıcaklık artışı veya en ufak bir kıvılcımın yangını kolaylıkla tetikleyebileceğine dikkati çeken uzmanlar, NFPA 230 standardına göre, kağıt depolama alanlarında yangın riskini azaltmak için sprinkler sistemleri, termal kameralar ve otomatik yangın söndürme ekipmanlarının kullanımının zorunlu olduğunu belirtti. Ayrıca, depolama alanlarının düzenli aralıklarla denetlenmesi ve yanıcı maddelerin uygun koşullarda saklanması gerektiğini belirten uzmanlar, kağıt  fabrikasında süregelen yangınların, söz konusu standartların uygulanmasındaki eksikliklerden kaynaklı olabileceğine vurgu yaptı. 

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

DENETİMLERİN ARTIRILMASI TALEBİ GÜNDEMDE

Fabrika yetkililerinden geçtiğimiz yıl günlerce süren yangından sonra yapılan açıklamada, tesisin termal kameralarla izlendiği ve son teknoloji sistemlerine sahip olduğu belirtilse de en son çıkan yangının da uzun sürmesi ve bir türlü kontrol altına alınamaması, mevcut önlemlerin etkinliği konusunda şüphe uyandırdı. Yangınların çevresel etkilerinin de göz ardı edilemeyeceğine dikkati çeken uzmanlar, her iki olayda da Söke ve çevresinde kül yağışı yaşandığını ve yoğun dumanınsa bölgede hava kirliliğine yol açtığını belirtti. Türkiye Çevre Mühendisleri Odası’na göre, kağıt yangınlarından kaynaklanan karbon monoksit (CO) ve partikül madde (PM) salımlarının, insan sağlığını tehdit eden ciddi bir risk oluşturduğu bilinirken, fabrikanın sürekli yangınlarla gündeme gelmesi Söke’de ciddi endişelere yol açmaya başladı. Ayrıca fabrikanın yeraltı sularını aşırı kullandığına yönelik bir süredir gündemde yer eden iddialar yangınla birlikte yeniden gündeme gelirken, çevresel denetimlerin daha fazla sıklaştırılması talepleri de iyiden iyiye arttı. 

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

KARBONDİOKSİT BAZLI SÖNDÜRME SİSTEMLERİ ENTEGRE EDİLMELİDİR

Batı Kipaş’taki yangınların temel nedeninin, atık kağıt depolama alanlarında yangın güvenliğinde mihenk taşı olan NFPA 230 standartlarına tam uyum sağlanmaması ve modern yangın önleme teknolojilerinin yetersiz entegrasyonu olabileceğini belirten Aydın’daki bazı endüstriyel güvenlik uzmanlarıysa konuya şu sözlerle ışık tuttu; “Kağıt balyalarının açık alanda depolanması, oksijenle temasını artırarak kendiliğinden yanma riskini tetikliyor. Termal kameralar önemli bir adım olsa da, bu tür tesislerde yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri, otomatik su püskürtme (sprinkler) ve karbondioksit bazlı söndürme sistemleri entegre edilmelidir. Avrupa’daki benzer tesislerde bu sistemler zorunludur ancak Türkiye’de bu zorunluluk tam anlamıyla tesis edilmiş değil” 
Ayrıca, fabrikanın yangın risk analizinin bağımsız bir kuruluşça yenilenmesi ve çalışanların NFPA 101’e uygun acil durum tatbikatlarıyla eğitilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen uzmanlar, “Türkiye’de endüstriyel tesislerin çoğu, denetimlerde ‘kâğıt üzerinde’ uyumlu görünüyor; ancak sahadaki uygulama eksik” sözleriyle fabrikaya yönelik kapsamlı denetim çağrısında bulundu.

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

FABRİKANIN GÜVENİLİRLİĞİ SORGULANIYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2022 yılında açılışı yapılan tesisin, yıllık 730 bin ton kağıt üretimi kapasitesiyle ithalatı azaltmayı ve cari açığa 450 milyon dolarlık katkı sağlamayı hedeflediği bilinirken, gelinen süreç itibariyle sürekli tekrarlayan yangınlar, fabrikanın üretim kapasitesini ve güvenilirliğini de olumsuz yönde etkiledi. Görüşlerine başvurduğumuz bazı endüstriyel güvenlik uzmanları, Batı Kipaş’taki yangınların önlenebilir olduğunu ve mevcut teknolojilerle bu tür felaketlerin önüne geçilebileceğini vurgularken, kağıt gibi yüksek yanıcı maddelerin bulunduğu tesislerde, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin 7/24 aktif olması gerektiğini ve ayrıca depolama alanlarının açık değil, kapalı ve kontrollü ortamlarda tasarlanmasının da elzem olduğunu vurguladı. Türkiye’deki endüstriyel tesislerin çoğunda denetimlerin yetersiz olduğunu ve cezai yaptırımların caydırıcı olmadığına da dikkati çeken uzmanlar, NFPA ve Avrupa Birliği standartlarına uyum sağlanarak denetimlerin bağımsız kuruluşlarca yapılması ve sonuçların kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması çağrısında da bulundu. 

Köpek havlaması sonrası yola fırlayan adam çöp kamyonunun altında kaldı Köpek havlaması sonrası yola fırlayan adam çöp kamyonunun altında kaldı

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

“YÖNETMELİĞE UYGUNLUK VE UYGUNSUZLUKLAR SAPTANMALIDIR”

Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Yangın Güvenliği Uzmanı Yalçın Karagözler ise halihazırda açık alanda depolamanın devam ettiği kağıt fabrikasında yangın risk analizinin yapılmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Yangına dair fotoğrafları inceledim. Geçen sene çıkan yangınla ilgili bilirkişi raporlarının da detaylı incelenerek yangın risk analizinin oluşturulması lazım. Burada hidrant sistemi varsa bunun işlevselliği de büyük önem taşıyor. Ayrıca yönetmeliğe uygunluk ve uygunsuzlukların da detaylı olarak tespit edilmesi gerekiyor. Bu yapılacak tespitlere göre eksikliklerin de ivedi bir şekilde tamamlanması da şarttır. Bunun yanında depolama alanındaki ara boşluklara su sisi yapılırsa manuel bile olsa açıldığı zaman yangının yayılmasını büyük ölçüde önler. Aynı zamanda alanda kule tipi söndürme de yapılmalıdır. Netice itibariyle bir çok çözüm devreye alınabilir ama en ucuz yöntem, gereken tedbirlerin eksiksiz alınmasıdır. Ayrıca fabrika personelinin yangın eğitimlerinin daha detaylı ve risk analizine göre de yılda 2 defa verilmesi gereklidir. Sonuçta sen ne yaparsak yap çalışanın yangına karşı ne yaptığı da büyük önem taşımaktadır. Bu verilen eğitimlerde dışarıda tavada verilen yangın eğitimiyle olmaz” ifadelerini kullandı. 

Uzmanlar Söke’deki kağıt fabrikası yangınına ışık tuttu

KAPSAMLI EYLEM PLANI ŞART 

Gelinen nokta itibariyle Batı Kipaş Kağıt Fabrikası’nda yaşanan yangınlar, endüstriyel tesislerde yangın güvenliği konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Hem ekonomik hem de çevresel kayıpların önüne geçmek için  kağıt fabrikasının daha modern yangın önleme sistemleriyle donatılması, düzenli ve bağımsız denetimlerin yapılmasının yanı sıra çalışanların yangın güvenliği konusunda eğitilmesinin önemi de bir kez daha ortaya çıktı. Aydın Hedef Gazetesi’ne görüşlerini belirten uzmanlar, yangınların tekrarlanmaması için devletin ve özel sektörün iş birliği yaparak kapsamlı bir eylem planı oluşturması gerektiği konusuna da dikkati çekti. 
Öte yandan geçtiğimiz yıl günlerce süren ve en son güçlükle kontrol altına alınan yangınlarla ilgili bilirkişi raporları da büyük merak uyandırırken, gözler firmadan konuya ilişkin yapılacak açıklamalara çevrildi.
 

Kaynak: HABER MERKEZİ